
Ziyaretci Defteri
1956 yılının Nisan
ayında düşmüşüm dünyanın çarkına.Babamın Bağlamasından çıkan ezgilerdi benim
ninnilerim. Çorumda babamın Öğretmen olması nedeniyle,köyden köye savrularak yoğrulduk bu kültürün sevdasıyla.Her
Alevi kökenli insanlarımızın evini süslediği gibi,bizimde evimizin duvarına yaslanmıştı
Bağlama.Her zaman kendisini saygıyla andığım öğretmenim Nefise KAVAKLI’nın mandolininden
süzülen sesler ve bana olan çabasını unutmam mümkünmü.Bu dönemlerdi Anadolu deryasına çoşkun akan koca
Irmak Mahzuni Şerif ile Kirveliğe ikrarımız.Dünyama hakim olan bu güzel,sevdasına sevdamı kattı,
bana “insan” olmanın doyumsuzluğunu tattırdı. İlk 1974 yılında kendisine yazdığım
“PİR MAHZUNİ” adlı şiirimi dinlemesinin ardından,bundan sonra ‘Küçük Mahzuni’ yerine gerçek adım olan, Meftuni diye çağrılmamı istemişti.1978
yılının sonlarına doğru geldiğim Almanyada iki aylık ikametimden sonra,Hollandaya geldim.1979
yılının Mayıs ayından bu yana resmi olarak ikamet etmekteyim.1982 yılında,Sevdasına
doyamadığım anamın bedensel gidişinden sonra,Halk müziği bende daha yoğunluk kazandı.Türkülere
verdim acılarımı,Türkülerden aldım Sevdamı.Karınca kararı Türkülü yüreğim olsun istiyorum.
Türkülerin ve Türkülü yüreğin
önünde saygıyla eğiliyorum.
Yüreğinizin
ta ortasından öpüyorum.
Meftuni TOPCU
24 Ocak 2004
PİR
MAHZUNİ
Bak
perişan, bir haldeyim.
Gelde
beni, gör MAHZUNİ.
Sarplara
düşmüş, yoldayım.
Kurtar
nolur, Pir MAHZUNİ.
Özlemim, senden geliyor.
Açmış, güllerim soluyor.
Tanrı, ellere gülüyor.
Sende beni, sor MAHZUNİ.
Kışlara,
dönüştü yazım.
Hiç
kimseye, geçmez sözüm.
MEFTUNİ, kirvense sazım.
Alıp
düzen, ver MAHZUNİ.
1974 Çorum.
|